KREDİ KARTI KOPYALAMAK SURETİYLE DOLANDIRICILIK /Stj. Av. Eda BÜYÜKDEMİRCİ

KREDİ KARTI KOPYALAMAK SURETİYLE DOLANDIRICILIK
SUÇU VE YAPTIRIMI
Hazırlayan: Stj. Av. Eda Büyükdemirci
Tez Danışmanı : Av. Tilbe Yaşar Gülcan

KREDİ KARTI KOPYALAMAK SURETİYLE DOLANDIRICILIK SUÇU VE YAPTIRIMI
KREDİ KARTI KOPYALAMA SUÇU NASIL OLUŞMAKTADIR?
Ülkemizde ve dünyada Kredi kartı ve banka kartının kopyalanması sonucu dolandırılan kişilerin
sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Hem kart kullanımının yaygınlaşması, hem de kopyala yoluyla
dolandırıcılığın anlaşılması en zor yöntemlerden biri olması dolayısıyla, kredi kartı kullandığımız her
an bu riskle karşı karşıya kalmaktayız. Söz konusu dolandırıcılık suçu, bir POS ya da ATM’ye
yerleştirilen özel bir cihazla kart bilgilerinin kopyalanması veya kart numaralarının veri tabanından
çalınarak sahte bir karta kopyalanması olmak üzere başlıca iki farklı yöntemle gerçekleştirilmektedir.
a. ATM’lerin Kullanılarak Kredi Kartının Kopyalanması:
Failler bu yöntemde, ATM’lerde bulunan kart giriş yuvalarına, kart bilgilerinin kopyalanmasını
sağlayan bir aparat takarak kart manyetiğinin bilgilerini kopyalamaktadırlar. Ayrıca kart şifresini
öğrenebilmek için ise klavyeyi gören gizli bir kamera veyahut sahte klavyeler kullanmaktadırlar. Failler
bu yöntemle elde edilen bilgiler manyetik şeridi olan bir karta veya “ White plastic” denilen boş
kartlara yükleyerek kart kopyalama işlemini gerçekleştirebilmektedirler. ATM’de işlemini sorunsuzca
halleden mağdurun ne yazık ki bu tarz bir dolandırıcılık faaliyetini o esnada anlaması pek mümkün
olmamaktadır.
b. POS Cihazları Kullanılarak Kredi Kartı Bilgilerinin Kopyalanması:
Bu yöntemde ise lokanta, mağaza gibi işyerlerinde ödeme esnasında kredi kartları, POS
cihazına benzer bir cihazdan geçirilerek karta ait bilgiler kopyalanmaktadır. Devamında yine ATM’ler
üzerinden yapılan dolandırıcılık suçuna benzer şekilde mevcut kart bilgileri sahte kart üzerine
kopyalanmaktadır. Bu yöntem de günlük hayatımızda sıklıkla karşılaşabileceğimiz bir başka
dolandırıcılık yöntemidir.
TCK 245/2 KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLMESİ:
Banka ve Kredi Kartlarını Kötüye Kullanılması Suçu, Türk Ceza Kanunu’nun “Bilişim Alanında
Suçlar” başlığı altında düzenlenmiştir. Esas olarak ilgili madde hükmü kapsamında üç ayrı suç
düzenlenmiştir. 245/2’de düzenlenen kredi kartı kopyalamak suretiyle dolandırıcılık suçu, kendine
özgü bir suç tipi olmakla beraber seçimlik hareketli bir suç türüdür. Maddede belirtilen fiillerden
herhangi birinin yapılmış olmasıyla suç gerçekleşmiş olur.2
(1) Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya
elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası
olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı
yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
(2) Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üreten,
satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişi üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve on bin güne kadar
adli para cezası ile cezalandırılır.
(3) Sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını
kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren
başka bir suç oluşturmadığı takdirde, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para
cezası ile cezalandırılır”.
Mevcut madde hükümleri incelendiğinde anlaşılmaktadır ki, kredi kartı kopyalama suçu ikinci
fıkra kapsamında değerlendirilmiştir. Bu yönden suçun oluşabilmesi için sahte kartların, gerçek bir
banka hesabıyla ilişkilendirilmiş olması gerekmektedir. Aksi halde, bu madde kapsamında bir sahte
kart elde edilmiş olamayacağı için yine bu madde kapsamında da bir suçun oluşması mümkün
değildir. Ayrıca kartın sahte bir kart olması gerekmektedir. Gerçek bir kredi kartının rıza dışı yolla ele
geçirilmiş ya da kullanılmış olması TCK 245 /1 kapsamında değerlendirilecektir.
YCGK 11.06.2019, 2015/8-960 E. 2019/467 K. : Ayrıca, bu suçun oluşabilmesi için sahte banka
veya kredi kartının başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek üretilmesi veya bu şekilde
üretilen kartın satılması, devredilmesi, satın alınması ya da kabul edilmesi gerekmektedir. Hiçbir
banka hesabıyla ilişkilendirilmeyen bir kartın üretilmesi veya kendisine kart verilmeyen kişinin kendi
hesabıyla irtibatlandırarak kart üretmesi hâllerinde bu suç oluşmayacaktır.
Banka ve Kredi kartlarından başka kartlar için bu madde hükmü uygulanmaz.
SUÇUN FAİLİ VE MAĞDURU BAKIMINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Kanun koyucu failin uzman ya da uzmanlık bilgisine sahip olup olmaması yönünden bir tanıma
gitmemiştir. Bu sebeple suç faili bakımından herhangi bir özellik taşımaz, herkes bu suçun faili
olabilir.1

  1. Doç. Dr. Veli Özer ÖZBEK, “BANKA VEYA KREDi KARTLARININ KÖTÜYE KULLANILMASI SUÇU”3
    Suç mağduru bakımından da yine herhangi bir özellik taşımamaktadır.1 Mağdur banka ve
    hesabın ilişkilendirildiği gerçek veya tüzel kişi olabilir. Ancak ilgili banka veya finans kuruluşunun
    suçun mağduru mu olduğu yoksa zarar göreni sıfatını mı taşıması gerektiği yönünde farklı görüşler
    mevcuttur.
  2. CD 17.09.2008,2008/11714-8918 E-K: “Dış yüzünde Kamil ismi yazılı suça konu kredi
    kartına yabancı bankadaki hesaba ait kredi kartının manyetik şerit bilgilerinin kodlanması suretiyle
    tamamen sahte olarak üretilmesi ve suça konu kartın şikayetçi Pamukbank TAŞ.’ye üye işyerinde
    kullanılmak istenmesinden bahisle sanık hakkında sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından açılıp
    mahkemenin oluşa uygun kabulüne göre 765 sayılı TCK’nın 79. maddesi delaletiyle dolandırıcılık
    suçundan hüküm kurulan davada, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 29.05.2001 tarih ve 6/106-111
    sayılı içtihadında mal ve hizmet alımı bedellerinin sözleşmeler gereği üye işyerine ödeyen Türk
    bankalarının bu işlemlerde aracılık yaptıkları, dava konusu olayın arz ettiği özellik itibariyle kart
    hamili, üye işyeri, aracı banka ve kartı çıkaran yabancı banka veya kurumun dolandırıcılık suçundan
    zarar görme ihtimallerinin bulunduğunun belirtilmesi karşısında; mahkemenin katılma talebini sadece
    bu suç yönünden kabulü gerektiği; sahtecilik suçundan ise, doğrudan doğruya zarar görenin yabancı
    banka olup dolayısıyla üye işyerinin bağlı bulunduğu bankanın sahtecilik suçundan doğrudan doğruya
    zarar görmediğinden davaya katılma hakkının bulunmadığı ve müdahilliğine karar verilmiş olması
    hukuki değerden yoksun olup, hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bahşetmeyecektir.”
    Yargıtay bu kararında bankayı “ suçtan zarar gören” olarak değerlendirse de bir başka Yargıtay
    kararında tam tersi görüş beyan edilmiştir.
    Y.11. CD. , E. 2009/630, K. 2009/4067, 09.04.2009 : “Olayın oluşu, işleniş biçimi ve suçun temas
    ettiği kanun hükmü itibariyle suç mağdurunun kartı henüz kullanılmamış olması nedeniyle hesap
    sahibi olmayıp banka ve kredi kartını çıkarma yetkisi bankadadır. Yine olayın oluşu itibarıyla eylemin
    teselsül eden iki ayrı suç oluşturduğu halde, tek suçtan hüküm kurulması yasaya aykırıdır.”
    Her iki karar ışığında değerlendirme yapıldığında, mevcut kanun maddesinde korunmak istenen
    hukuki yarar malvarlığıdır. Bu sebeple mağdur da malvarlığı azalan kişidir.
    SUÇUN ÖZEL GÖRÜNÜŞ ŞEKİLLERİ
    A.TEŞEBBÜS
    TCK 245/2 tehlike suçu olarak düzenlenmiştir. ”Başkalarına ait banka hesaplarıyla
    ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üreten, satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişi
    üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.” maddesinde 4
    sayılan eylemler gerçekleştiği anda suç oluşur. Ancak failin elinde olmayan birtakım sebeplerle fiilin
    tamamlanamaması halinde teşebbüsten bahsedilebilir. Yargıtay kararları da bu suç yününden
    teşebbüsün mümkün olduğu yönündedir. Suçun oluşabilmesi için haksız yararın sağlanmış olması
    aranmaz
  3. CD, 26.4.2006, 1856/3468 : “Sanıkların olay günü, başkasına ait manyetik kart bilgileri ile
    birlikte kart şifrelerini ele geçirip, bu şekilde ele geçirilen manyetik bilgileri beyaz kart denilen boş
    kartlara yazarak kartların ikizini üretmek suretiyle bu kartlarla alışveriş yapmak ya da nakit para
    çekmek için, Deniz Bank’a ait ATM makinesinin güvenlik kamerasını bantla kapatarak, yanlarında
    getirdikleri 60 cm uzunluğunda içinde çeşitli elektronik bağlantılar bulunan kamera düzeneği ve kart
    kopyalama cihazını ATM makinesine monte ederek araçlarında beklemeye başladıkları sırada henüz
    kopyalama yapmadan yakalandıkları, sanıkların eylemlerini suç tarihi olan 26.06.2005 tarihi itibari ile
    yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK.nun 244/2-3. maddesinde tanımlanan suçu oluşturmadığı gibi
    5237 sayılı TCK.nun 5377 sayılı yasa ile değişik 245/2. maddesinde suç tarihinden sonra yürürlüğe
    girdiğinin anlaşılması karşısında, yüklenen eylemlerin yürürlükte bulunan 5237 Sayılı TCK.nun 158/f
    maddesinde tanımlanan suçu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin tartışılması gerekli olup,
    bu suça bakmak görevinin de üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu ve görevsizlik -kararı
    verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi..yasaya aykırıdır”
    B.İŞTİRAK:
    Söz konusu suç iştirak hükümleri açısından bir farklılık göstermemektedir.1
    Türk Ceza
    Kanunu’nun iştirak hükümleri burada da uygulanabilecektir.
    C.ETKİN PİŞMANLIK
    TCK 245/2 hükümleri kapsamında etkin pişmanlık hükümleri uygulanamamaktadır.
    D. ŞAHSİ CEZASIZLIK SEBEPLERİ
    Şahsi cezasızlık sebepleri TCK 245/5’de düzenlenmiştir. Ancak 5.fıkrada sayılan sebepler TCK
    245/2 bakımından uygulama alanı bulamamaktadır.
  4. Doç. Dr. Veli Özer ÖZBEK, “BANKA VEYA KREDi KARTLARININ KÖTÜYE KULLANILMASI SUÇU”5
    TCK 245/2’NİN YAPTIRIMI:
    Banka ve kredi kartının kötüye kullanılması suçunun yaptırımı her üç fıkra için de ayrı ayrı
    değerlendirilmiştir. Kredi kartının kopyalanması suretiyle dolandırıcılık suçunun cezası 3 yıldan 7 yıla
    kadar hapis cezası ayrıca on bin güne kadar adli para cezası olarak belirlenmiştir.
    ŞİKAYET SÜRESİ, GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEME
    Şikayete tabi bir suç olmamakla birlikte, dava zamanaşımı süresine riayet etmek kaydıyla her
    zaman soruşturulabilir. Bahse konu suçun takibi şikayete bağlı olmadığı için savcılık tarafından re’sen
    soruşturulur. Dolandırıcılığın yapıldığı bilişim sisteminin bulunduğu yer mahkemesi yetkili, Asliye Ceza
    Mahkemesi görevlidir.
    SONUÇ :
    Yukarıda mümkün olduğunca detaylı ve her yönden değerlendirmeye çalıştığımız suç
    kapsamında tartışmalar birkaç noktada odaklanmaktadır. Esasen bu eleştiriler mevcut maddelerin
    içeriği ya da yaptırımı bakımından değil daha çok TCK 245’in kanunda bulunduğu yer ve özellikle 2.f
    ve 3.f üzerinde yürütülmektedir. Pek çok farklı görüşün de hemfikir olduğu bu değerlendirmelere
    katıldığımızı belirtmek isteriz.
    Öncellikle suç, Türk Ceza Kanunu’nun topluma karşı suçlar bölümünde ,bilişim alanındaki suçlar
    başlığı altında hükme bağlanmıştır. Ancak bu düzenlemeyi isabetli bulmamaktayız, zira korunan
    hukuki değer esasında malvarlığıdır.
    Yine 2. ve 3. fıkraya bakıldığında aslında iki farklı suç düzenlenmemektedir. Zaten sahte bir kart
    üretiminin varacağı nihai sonuç ve üretilme amacı, bu kartın kullanılmasıdır. Ancak bu düzenlemede
    sahte kartın üretilmesi için ayrı, kullanılması için ayrı yaptırımlar düzenlenmiştir. Bu durumda bu iki
    ayrı maddenin birlikte gerçekleştiği durumlarda değerlendirmenin nasıl yapılacağı noktasında birkaç
    farklı görüş dile getirilmiştir. Görüşlerden biri 245/2‘nin 3 yönünden geçitli suç oluşturacağı ve bu
    noktada iki suçtan ayrı ayrı değerlendirmenin yapılamayacak olduğu ve 3. fıkra uyarınca cezalandırma
    yoluna gidileceğidir. Yine bir diğer görüş iki fıkra arasında tüketilen norm ilişkisinin bulunduğudur.
    Şöyle ki 245/3’ün 245/2’yi tüketen norm olduğu ve sahte kartın kullanılması halinde doğrudan 245/3
    üzerinden ceza verileceğidir. Ancak burada mutlaka 245/2’deki sayılı fiillerden mutlaka birinin
    gerçekleşmesi gerekmektedir. Son olarak da her iki hükmün birlikte uygulanması ancak ikisi birlikte
    değerlendirildiğinde ağır olan cezanın uygulanması yönündedir.1
  5. Ersan Şen, Buğra Şahin, “BANKA VEYA KREDİ KARTININ KÖTÜYE KULLANILMASI”6
    Kanaatimizce 2. ve 3. fıkranın ayrı ayrı düzenlenmesi yerine 3.fıkrayı 2.fıkranın nitelikli hali
    olarak düzenlemek ve bu şekilde değerlendirmek daha isabetli olacaktır.1
    Böylece uygulamada da az
    önce saydığımız farklı görüşler dolayısıyla yaşanabilecek farklılıkların önüne geçilecektir.

KAYNAKÇA

  1. Doç. Dr. Veli Özer ÖZBEK, BANKA VEYA KREDi KARTLARININ KÖTÜYE KULLANILMASI SUÇU
  2. Sacit YILMAZ, BANKA VEYA KREDİ KARTLARININ KÖTÜYE KULLANILMASI SUÇU, TBB Dergisi, Sayı 87
  3. Serkan SAZAK, CEZA HUKUKUNDA BANKA VE KREDİ KARTLARININ KÖTÜYE KULLANILMASI, İstanbul
    Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku Anabilim Dalı
    4.Av.İlker ATAMER,KREDİ KARTI KOPYALAMA SUÇU, https://www.atamer.av.tr/
  4. Prof. Dr. Ersan Şen, Stj. Av. Buğra Şahin, BANKA VEYA KREDİ KARTININ KÖTÜYE KULLANILMASI,
    https://www.hukukihaber.net/banka-veya-kredi-kartinin-kotuye-kullanilmasi-makale,7480.html
    6.Türkiye Bankalar Birliği, BANKACILIKTA DOLANDIRICILIK EYLEMLERİ TESPİT ve ÖNLEME
    YÖNTEMLERİ

About the author: admin